ana sayfa biyografi kitaplar

fotoğraflar


  

 
Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler
Kafa Karıştıran Kelimeler
Müslümanca Yaşamak
Yaşadığımız Günler
Yumurtayı Hangi Ucundan Kırmalı
Çarpılmışlar
Çözülme
Çok Sesli Bir Ölüm
Gül Yetiştiren Adam
Hastalar ve Işıklar
Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti
Ruhun Malzemeleri
Ben ve Hayat ve Ölüm
Yeniden İnanmak
Denize Açılan Kapı
Red Yazıları
Acemi Yolcu
İpin Ucu
Çapraz İlişkiler
Kent İlişkileri
Yüzler
İki Dünya
Kuyu
Köpekçe Düşünceler
Hışırtı
Ansızın Yola Çıkmak
Eşikte Duran İnsan
Yazı, İmge ve Gerçeklik
Aşkın Diyalektiği
Toz
Düşünsel Duruş

 

 "Kent olgusu bir bakıma uygarlığın müteradiflidir. Uygarlık oluşturmak insan varlık yapısının temel yönsemelerinden biridir. Bir uygarlığın yozlaşmaya uğraması, dolayısıyla bu uygarlık içinde yaşayanların yozlaşmış olması, işbu temel yönsemenin yok sayılmasını gerektirmeyeceği gibi, onun sonuçlarının ortaya çıkmasını da engellemez ve onun reddini de gerektirmez. Böyle bir red ortaya çıktığında onu haklı da kılmaz. Bütün bu yok saymalara, red ve inkarlara rağmen, insan kendi varlık yapısında içkin bulunan yönsemenin isterlerini ifa etmekten geri durmaz. Çünkü insan, yalın tabiat içinde yaşamaz. O, tabiatı yaşayabileceği hale dönüştürür, bu demektir ki kent kurar. Kentten kaçan ya geri kente döner veya gittiği yeri kentleştirir: gittiği yerde kendine barınak, yol... inşa eder. Kendi gövdesini ve tabiatı örtmek, insan varlık yapısının kendiliğinden yönsemesidir: İlkinden giysi, ikincisinden de kent oluşuyor: bu da uygarlık olgusunun başka bir biçimde ifadesini tazamamun ediyor."