ana sayfa biyografi kitaplar

fotoğraflar


  

 
Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler
Kafa Karıştıran Kelimeler
Müslümanca Yaşamak
Yaşadığımız Günler
Yumurtayı Hangi Ucundan Kırmalı
Çarpılmışlar
Çözülme
Çok Sesli Bir Ölüm
Gül Yetiştiren Adam
Hastalar ve Işıklar
Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti
Ruhun Malzemeleri
Ben ve Hayat ve Ölüm
Yeniden İnanmak
Denize Açılan Kapı
Red Yazıları
Acemi Yolcu
İpin Ucu
Çapraz İlişkiler
Kent İlişkileri
Yüzler
İki Dünya
Kuyu
Köpekçe Düşünceler
Hışırtı
Ansızın Yola Çıkmak
Eşikte Duran İnsan
Yazı, İmge ve Gerçeklik
Aşkın Diyalektiği
Toz
Düşünsel Duruş

 

 

Varlığın sesini dinleyenlerin, neler konuştuğuna kulak kesilenlerin, kuşların dilini, içerdeki benin dilini öğrenenlerin hayata verdiği en doğrudan karşılıktır aşk. Bu karşılıkla insan ben, sen ve o arasındaki ayrıştırcı grameri aşarak birlik deneyiminde karar kılar. Aşk ve aşkınlık kelimeleri arasında yalnızca bir ses benzerliği yok elbette. Anlam ilişkisi var bu ikisi arasında. Aşk gündelik hayat içinde kalıplanmış ben bilincinden geçerek bir vecd deneyimine dönüştüğünde, olup bitecek, yaşanacak olan her neyse artık aşkın bir alana ait olmuştur. Gövdeyi, gündelik bakış açılarını, günübirlik duygulanımları, hayal oyunlarını, itibarî gramerin yükünü aşmışsınızdır artık. Artık herşey Leylâ’dır. Her şey Leylâ’yı gösteren bir aynadır.

Rasim Özdenören geleneksel estetiğimizde ifadesini bulan mazmunlara göndermede bulunarak bir aşk metafiziğine yöneliyor bu yazılarında. Aşk metafiziği kavramı bu yazıların felsefî analizlerden ibaret olduğu düşüncesine sevk etmesin okuyucuyu. Eğer edebiyat ve sanat, insanın en sahici seslerini en doğrudan ifadesiyle yeniden biçimlendirmek ise, Rasim Özdenören’in düşünceleri daha çok bu imkana başvurarak anlam evrenini kuruyor. Onun aşka dair düşünceleri zihnî bir sisteme değil, hayatın kendisine indirgendiğinde ancak özgün anlamını kazanıyor. Aşkı bir mecaz kılan beşerî koşulların bir köprü, bir merdiven olduğunu ihsas ettirirken yazar, aşkın gerçeğini varlığın dikey boyutunda irdeliyor. Daha doğrusu aşk bu yazılarda yatay boyutu dikey boyuta bağlamanın bir imkanı olarak çıkıyor karşımıza. Aşkın diyalektiği ise sözü edilen bağlantıyı kurmanın, aşk derdine düşmenin, kısacası merdiveni çıkmanın kendine özgü serüveniyle ilgili türlü hallerden ibaret. Kalbin çeşitli hallerinden..